Green Typewriter

Parasizm

Ahmet Orhan Erülgen

 
Green Typewriter
Green Typewriter

press to zoom
Man at Desk
Man at Desk

press to zoom
parasizm.jpg
parasizm.jpg

parasizm logo

press to zoom
Green Typewriter
Green Typewriter

press to zoom

Parasizm - Paranın olmadığı bir Dünya

Merhaba.. Ben Ahmet Orhan Erülgen

Babamı beş yaşında kaybettikten sonra çocukluğum ve gençliğim yokluk, sefalet içinde geçti.

Acılar, hastalıklarla boğuşurken,

Allaha sitemlerim oldu. Ben kime ne yaptım, suçum ne, küçük yaşlarda böyle acılar içinde bir yaşamı bana layık

görüyorsun diye.

Cevap alamadım. Zerresi olduğum muazzam varlık benimle ilgilenmedi. Öyleyse bazı şeylerin yapılmasını bize

bırakıyordu.

Daha o günlerde karar verdim, insan yaşamını değiştirme savaşına. Tartışmalarda itirazlarımı dile

getirdiğimde," Böyle gelmiş böyle gider" deniliyordu. Böyle gelmiş ama böyle gitmemeliydi. Allah'ın insanlara

haksızlıklarla dolu bir yaşam verdiğine inanmıyordum. Cennet gibi bir Dünyada, hediye gibi bir yaşam

sunulmuştu bizlere. Canavarlaşarak birbirimizi, doğayı katleden bizlerdik. Öyleyse sorun biz insanlardaydı. Doğal

yapımız, organizmamız gereği sevgi bağlarıyla bağlı, kardeşçe huzur içinde yaşamamız mümkündü. Çünkü biz

varlığımızı sevgi bağlarıyla kenetlenmiş, kardeşçe, dayanışma içinde yaşamaya, kendini yenilemeye çalışan

trilyonlarca canlıya borçluyduk. Varlığımıza, organizmamızı oluşturan hücrelere ihanet içinde bir yaşam

sürdürüyorduk. İhanet içindeki yaşam bir kanser gibi toplumu ve insanları sarmıştı.

Toplum içinde yaşıyorduk, bunun nimetlerinden her insanın azami derecede yararlanması gerekirken neden böyle

bencil, acımasız olabiliyordu insanlar ? Ben istediğim gibi yiyip içeyim, gezeyim, eğleneyim, kaliteli bir hayat

süreyim, diğer insanlar

aç kalsınlar, sürünsünler hatta ölsünler diyebiliyordu. Halbuki insanlar çalışıp topluma faydalı işler yaparak

insanca

yaşamak istiyordu. İstenilen, hayata gelen her insanın doğal hakkıydı.

İnsan içinde bulunduğu koşullara göre yetişiyordu. Bu günkü yaşanılan sistem, paylaşmayı bilmeyen, acımasız

insanlar yetiştiriyordu. İnsan doğası ve sistem arasındaki çelişkinin ortadan kalkması için, ya insan ya da sistem

değişecekti. İnsanın doğal yapısına aykırı olan bir yaşama uyum sağlaması istenemezdi. İstendiğinde bu gün

olduğu gibi kavga ve kaos yaşanacak

İnsan organizmaları kendilerini ve toplumu saran sistem kanserine karşı savaş vereceklerdi.

Bu günün insanlık sorunu insanlara bu şekilde yaşamayı dayatan para sistemiydi. Bütün haksızlıkların ve

adaletsizliklerin kökeninde sistem diye dayatılan, savaşlara ve kaoslara neden olan para değeri vardı. Para

masumane bir değer ölçüsü olmaktan çıkmış, toplum içindeki haksızlık, adaletsizlik ve düzensizliklerin asıl

nedeni olmuştu. Para değerinin elde edilmesinde, paylaşılmasında ve kullanılmasında bencillik ve güç

hakimdi.

İnsanca paylaşarak yaşamak isteyenler her türlü kötülüğe ve haksızlığa boyun

eğiyor, eğdiriliyordu. Para için her türlü insani değer ayaklar altına alınabiliyordu. Kimsenin kimseye

güveni kalmamıştı. Sevgi, saygı, dayanışma, vicdan, birlik, beraberlik gibi insani duygular para değeri

karşısında ikinci planda kalmıştı. Para adeta putlaşmıştı. Bu böyle olmamalıydı. Döngüyü tersine

çevirmek gerekiyordu. İnsanlık tarihindeki bu olumsuz süreç sona ermeli, toplumu saran kanser

yenilmeliydi.

Bu gelişmeye sadece sınıf savaşı olarak bakılamazdı. Varoluşumuzu, diğer canlılardan farklılığımızı

sağlayan insani değerlerimizin maddi değerlere karşı verdiği savaştı bu. Dünya malı dünyada

kalıyordu. Bunun için insani değerlerimizi ikinci plana atmaya değer miydi? sanki. İnsanlığın bütün

soruları, sorunları bitmiş, dünyanın paylaşımı kalmıştı.

BU KAVGA ezen ezilen ayrı

mı yapılmaksızın, her sınıftan insanların katılacağı, manevi insani

değerlerle, maddi değerlerin hangisinin öne çıkacağı konusunda yapılacaktır. Sonunda

bencilliklere, parçalanmalara, manevi değerlerin içten çöküşüne neden olan para yok olacak, aklın ve

kalbin eseri olan, insanlığın ufuklarını açacak PARASİZM AHLAK DÜZENİ hayata gelecektir.

Tüm Dünya insanlığına, Yaşam yolcusu kardeşlerime selam olsun.

Ahmet Orhan Erülgen

GEÇ KALMADAN

Tohumların yeşermesi durmadan
Çiçekler açmayı bırakmadan
Güneşin doğması sona erip
Ebedi karanlığa gömülmeden
Sevgiyi, kardeşliği yaşayalım
Belki affediliriz, geç kalmadan.

Buzullar erimeden, seller basmadan
Yaşarken sıcaklardan yanmadan
Son canlı gözünü kapatmadan
Paylaşamadığımız Dünya yok olmadan
Sevgiyi, kardeşliği yaşayalım 
Belki affediliriz, geç kalmadan.

            A. Orhan Erülgen

 
2020-01-07 00-01-59.JPG

KİTAP İSTE

Kargo ücretini karşılamanız halinde kitabımız tarafınıza gönderilecektir.

 
 
11014780_10206416800285950_1905540836_n.